Yahya Kemal, Türk şiirinin ve nesrinin olduğu kadar Türk düşünce tarihinin ve hayatının da kendisinden vazgeçilmesi mümkün olmayan zirve şahsiyetlerinden biridir. Bilindiği gibi o, klâsik dönemini yaşadıktan sonra 1850’li yıllarda değişmeye, çizgisinden ve mecrasından kopmaya başlayan şiire kendi kimliğini yeniden kazandırmış; şiiri şiir olarak düşünmüş, şiirle millî varlığı izdivaç ettirmiş, böylece de klâsikten modernizme geçişin, yozlaşmadan, sağlıklı başarılabileceğini göstermiş bir şahsiyettir. Bunun için de Yahya Kemal, Türk şiir tarihi bakımından fevkalâde önemli bir şahsiyettir.

 

VEFATININ 50. YILINDA YAHYA KEMAL BEYATLI

 

 

Yahya Kemal, Türk şiirinin ve nesrinin olduğu kadar Türk düşünce tarihinin ve hayatının da kendisinden vazgeçilmesi mümkün olmayan zirve şahsiyetlerinden biridir. Bilindiği gibi o, klâsik dönemini yaşadıktan sonra 1850’li yıllarda değişmeye, çizgisinden ve mecrasından kopmaya başlayan şiire kendi kimliğini yeniden kazandırmış; şiiri şiir olarak düşünmüş, şiirle millî varlığı izdivaç ettirmiş, böylece de klâsikten modernizme geçişin, yozlaşmadan, sağlıklı başarılabileceğini göstermiş bir şahsiyettir. Bunun için de Yahya Kemal, Türk şiir tarihi bakımından fevkalâde önemli bir şahsiyettir.

Yine o, dil ve söyleyişle vatanın, tarihin, kimliğin, estetiğin bütünlük içinde işlenebileceğinin örneklerini vermiştir. Yahya Kemal XIX. yüzyılda başlayıp XX. yüzyılda süren değişim sürecinde Türk kimliğini en iyi belirleyen ve bunun nesirde ve şiirde en güzel anlatanlardan biridir. Onun nesirlerinde vatan coğrafyası ile kimliğimizin nasıl biri diğerinin aynası olduğunu görürüz. Yaşanan olayların anaforunda kaybolmayan, yeni kurulan dünyayı maziye bağlayan, bunun için de bir bakıma yeni bir hayatın nasıl olması gerektiğinde isabetli ve sağlıklı teklifleri olan odur.

Yahya Kemal, Türk şiirinin nirengi noktalarından biridir. Türk şiiri yüzyıllardır gürül gürül akan bir ırmak gibidir. Tanzimat’tan sonra yeni bir dönem başlar. Bu bir anlamda yeni bir oluşumun başlangıcıdır. Bu oluşumun kendi şiir geleneğimiz içinde kalmasını sağlayan ve yenileştiren, olgunlaştırıp güzelleştiren Yahya Kemal’dir. O, Fuzûlî, Bâkî, Nedîm ve Şeyh Galip geleneğinin, “saf ve has” şiirin yirminci yüzyıldaki en önemli temsilcisidir. Onda eski devam ederken yeni başlar ve kurulur.

Yahya Kemal, değişen topluma neyi sürdürmemiz, neyi değiştirmemiz gerektiğini söyleyen bir düşünürdür de. Tarihimiz, musikimiz, mimarimiz, dilimiz, bütün kültür ve medeniyet varlıklarımız onun düşüncesinde ve yorumunda arkeolojik malzeme olmaktan çıkar, yaşayan ve yaşatan değerler olurlar. Bunun için de kültür ve edebiyat hayatımızda, şiirimizde hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken bir Yahya Kemal vakıası vardır ve var olmaya da devam edecektir. Türk insanının dün ne olduğunu, yarın ne olması gerektiğini söyleyip en sağlıklı yolu gösterenlerin başında Yahya Kemal gelir.

 

Bu ifadeler daha da çoğaltılabilir. Ama malûmu ilâm olacak sözleri bırakalım.

Yahya Kemal 1 Kasım 1958’de aramızdan ayrıldı. 2008 senesi onun vefatının 50., doğumunun ise 124. yıldönümüdür.

  Bu yıldönümünün, yeni oluşumların yaşandığı ve elbette yaşanacağı ülkemizde, millî ve hayatî bazı konuları, kültür-sanat ve edebiyat meselelerini yeniden düşünme, Yahya Kemal’i tanıma ve tanıtma fırsatı olmalıdır. Bu ihtiyaçla aşağıda sıralayacağımız etkinlikleri/faaliyetleri bütünlük içinde veya her kurum ve kuruluş kendi bünyesinde yapmasını bekliyoruz. Bu konuda özellikle Sivil Toplum Kuruluşlarından, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı’ndan, Kültür Bakanlığı’ndan, Millî Eğitim Bakanlığı’ndan, İçişleri Bakanlığı’ndan, Dışişleri Bakanlığı’ndan, Belediyelerden ve özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinden, Yüksek Öğretim Kurumu’ndan, İstanbul Valiliği’nden, İstanbul İl Özel İdaresi’nden, radyo ve televizyon kuruluşlarından, basından beklentilerimiz olduğunu açıklamak durumundayız.

 

 1. Kültür Bakanlığı, 2008 yılını, daha önce Mehmet Âkif Ersoy için yaptığı gibi, Yahya Kemal yılı ilân etmesi bu yılda yapılacak faaliyetlere bir ivme kazandırır. Bu çerçevede Kültür Bakanlığı, İstanbul Belediyesi ve isteyen/ilgili kuruluşların 2008’in başında ortaklaşa düzenlenecekleri bir toplantı ile senenin açılması son derece iyi olur. Tabiatıyla 2008’in sonunda 1 Kasımda yapılacak toplantı ile bir yıl tamamlanır. Bu toplantılardan birinin İstanbul’da diğerinin Ankara’da yapılması düşünülmelidir. Her iki toplantının iki bölümden oluşması, birinci bölümün ilmî-sözlü, ikinci bölümün sazlı-sözlü olması tercih edilir.

2. Kültür Bakanlığı’nın millî veya uluslararası bir ilmî toplantı/sempozyum düzenlemesi anlamlı olur. Bu toplantının sivil toplum kuruluşları ile ortak yapılması etkisini artırır.

3. Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatrosunun Yahya Kemal’i konu alan Kendi Gök Kubbemiz adlı eser ile Huzur’u bu yılda sahneye koymaları bir cemile olur.

4. Yahya Kemal’in resim ve el yazı-eser, onunla ilgili yazı, söz ve eserlerden oluşan bir sergi hazırlanır ve İstanbul ve Ankara dışındaki ilerde de açılması sağlanmalıdır.

5. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda ve okullar arası Yahya Kemal ile ilgili ödüllü şiir yazma, şiir okuma, deneme yarışmaları düzenlenebilir.

6. İstanbul’da sivil toplum kuruluşları ile üniversitelerin ortaklaşa ilmî toplantı/sempozyum düzenlemesi imkânları araştırılabilir.

7. Beşiktaş’taki Yahya Kemal Heykeli ve çevresi halihazırdaki durumdan kurtarılarak şairimize yakışır bir hâle getirilmelidir.

8. Yahya Kemal’in İstanbul ile ilgili şiirleri mermer panellere kazınarak şiirin anlattığı semtlere dikilmesi sağlanmalıdır.

9. Yahya Kemal’in doğduğu ve şahsiyetinin oluşmasında önemli bir yeri olan Üsküp(Makedonya) te şairimizle ilgili ilmî bir toplantı yapılması imkânları zorlanmalıdır.

10. Yine Üsküp’te bir Yahya Kemal Kültürevi kurmak için çalışmalar yapılmalıdır.

11. Yahya Kemal Belgeseli hazırlatma çalışmalarına ve böyle bir belgeselin kazandırılmasına şiddetle ihtiyaç vardır.

12. Bugüne kadar çeşitli Fransızca, İngilizce, Almanca antolojilerde,  Yahya Kemal’den bazı şiirler tercüme edilerek yayımlanmıştır. Ayrıca Kendi Gök Kubbemiz İtalyancaya tercüme edilerek İtalya’da neşredilmiştir. Yahya Kemal’in kitaplarının İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca gibi batı dillerine tercüme imkânları aranmalıdır.

13. Başta TRT olmak üzere yazılı ve sözlü basından bu anlamlı yıldönümüne her türlü ilgiyi beklemek istiyoruz.

 

 

 

İstanbul Fetih Cemiyeti

Yahya Kemal Enstitüsü            

 
   
1px